Gerçekte ne olduğunu bilmiyoruz. Ne oldu da birbirinden bu kadar ayrı düştüler? Ne zamandır derinleşiyor aralarındaki uçurum? Bildiğimiz tek bir şey var. İkisi de çok uzun zamandır birbirinden pek hoşlanmıyor. Ülkemizde sanat, halk tarafından bir lüks olarak algılanıyor. Sanatın, varlıklı insanların uğraşı olması gerektiğine dair genel bir kabul var. Halk, sanatçıyı belirli zümreler için eser vermekle suçluyor; sanatçı, halkın zevklerini küçümsüyor.
Taylan Biraderler’in yönettiği ve senaryosunda son dönemin beğenilen Netflix yerli yapımı Bir Başkadır’la karşımıza çıkan Berkun Oya’nın imzası bulunan Azizler filminden beklenti oldukça yüksekti. Yayınlanmasıyla birlikte genellikle olumsuz eleştirilere muhatap olan filme bir başka pencereden bakmak istedim.
Ahmet Uluçay, 2004 yılında vizyona giren Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak filmiyle tanındı. Film, yurt içinde ve yurt dışında toplamda 14 farklı dalda ödüle layık görüldü. Tek hayali sinema yapmak olan Uluçay, şüphesiz ki tanınmak yerine yalnızca sinema yapmayı tercih ederdi. Ancak o, geç tanınan ama yeterince imkân sahibi olamayan bir sinema yaratıcısı olarak yaşadı. Belki de bu yüzden adı Köylü Yönetmen’e, hatta deliye çıkmıştı.
İzlediğiniz birçok Kemal Sunal ve Zeki-Metin filminde elinde sigara, sinirli sinirli dolaşan bir patron görürsünüz. Filmi izlerken telefonunla oynamıyorsan mutlaka görürsün. O tatlı adam Osman Fahir Seden’dir. Gerçekte de birçok filmin patronu, senaristi, yönetmenidir. Belki biraz da bu nedenle çok güzel canlandırır patron rollerini. Sinemanın içine doğmuş bir adamdır ve sinemayla uğraşmak onun kaderidir.