Jose Luis Sampedro’nun yaşlılık, ölüm ve yeniden sevebilme cesareti temalarını odağına alan romanı “Etrüsk Gülümsemesi”, Banu Karakaş’ın çevirisiyle Paris Yayınları’ndan çıktı.

2018 yılında Oded Binnun ve Mihal Brezis tarafından sinemaya da uyarlanan kitap ilk kez Türkçede.
Sert mizacı, yakınlarını çileden çıkaran titiz gözlemciliği ve olur olmaz yerde kahramanlık günlerini yad etmesiyle tanınan ihtiyar Salvatore, inzivaya çekildiği Calabria’daki evini geride bırakıp, tedavi görmek üzere Milano’ya, uzun süredir mesafeli olduğu oğlunun evine yerleşir. Konulan kanser teşhisinin tarumar edici tesiri bir yana, onun için asıl yıkım; alışkın olmadığı bu kuzey kentinin kasvetli ritmine ayak uydurmak, sığıntılık hissiyle yüzleşmek, tüylerini diken diken eden geliniyle bir orta yol bulma çabasına girişmek, eski dava arkadaşlarının geçmişle gelecek arasında durmadan yer değiştiren gölgesinde şimdiyi tecrübe etmektir.
Ancak yeni doğmuş torunuyla kurduğu beklenmedik bağ sayesinde hayatı bambaşka bir yöne evrilir. Partizan yoldaşlarının ona seslendiği adla, Bruno ismini taşıyan torununun masumiyeti, günleri sayılı bu huysuz ihtiyara ölmeyi öğreten bir keşif unsuruna dönüşür. Milano müzesinde gördüğü Etrüsk lahdi üzerindeki o esrarengiz gülümseme (ölümle alay eder gibi duran, faniliği sükûnetle karşılayan o kadim ifade) bu yolculukta onun yegâne pusulasıdır.








