Övül Avkıran ve Mustafa Avkıran’ın, otuz yılı aşkın süredir Türkiye’de ve farklı ülkelerde sürdürdükleri bağımsız tiyatro üretiminin doğal bir uzantısı olarak hayata geçirdikleri KOMOS, 28 Temmuz’da kapılarını açıyor.
KOMOS’un açılış oyunu olan İtiraz Sofrası; ortaoyunu, kabare, aşık geleneği ve mizah yazınımızın karakteristik özelliklerini çağdaş tiyatro anlayışı içinde harmanlayarak, seyirciyi yalnızca bir gösteri izlemeye değil, ortak bir deneyimin parçası olmaya, birlikte gülmeye ve düşünmeye çağırıyor.
28, 29, 30 Temmuz tarihlerinde saat 20.30’da seyirciyle buluşacak olan İtiraz Sofrası, Övül Avkıran ve Mustafa Avkıran tarafından tasarlandı ve yönetiliyor. Oyunda “curcunabazlar” olarak Övül Avkıran, Mustafa Avkıran, Selçuk Artut ve Levent Güneş yer alıyor. Oyun metni Mustafa Avkıran’a, besteler Levent Güneş’e, müzik düzenlemesi ise Levent Güneş ile Selçuk Artut’a ait. Oyunun dramaturjisi Evren Erbatur, sahne ve kostüm tasarımı Özlem Karabay, görsel tasarımı ise Burak Yamanlıca imzasını taşıyor.
İtiraz Sofrası… Tam bir curcuna! Ne ararsan var! Fıkralar, meseller, masallar, hikâyeler, türküler, damardan besteler, hop oturup hop kalkmalar, ser-hoşluklar… E zaten curcunabazlar kuruyormuş oyunu. Onlar da kim? Görünce anlarsın. Böyle gürültülü, mürültülü, şenlikli, menlikli, alaylı malaylı tipler. Esasında alayına neşe, alayına gülmece! İç dökmesi bol bir temaşa, yok yok, çağdaş bir ortaoyunu, hayır efendiim, halk güldürüsü! O da değil… Meydan aşıklarının izini mi sürmüşler dediğin an, pat bildiğin komik-i şehir, bilmediğin arpa sinek saz… Yahu saz çalan palyaço mu olur? Olmuş. Müzikli tiyatro desek. Eksik kalır. Şarkılı türkülü… olmaaaz. Halis muhlis kabare! Çook yakın… O zaman cümbüş! Tam üstüne bastın!

Bodrum Dereköy’de, Peksimet deresinin kıyısındaki KOMOS’un kalbinde iki açık hava sahnesi bulunuyor. Büyük sahne biyolojik bir göletin ortasında, küçük sahne ise merkezindeki ateş çukuruyla zeytin ve okaliptüs ağaçlarının arasında yer alıyor. Çevresini saran yemyeşil peyzaj, bu sahneleri doğanın bir parçası hâline getiriyor.
KOMOS, her gün kapılarını açık tutan bir kültür merkezi olarak değil, ancak belirli zamanlarda tiyatro, dans, müzik ve performans üretimlerine ev sahipliği yapmak üzere kendine özgü bir çalışma takvimi oluşturmayı tasarlıyor. Zaman zaman sanatçılar ve araştırmacılar için çalışma alanları açmayı, rezidans programları, disiplinler arası buluşmalar ve festivaller düzenlemeyi, izleyicilerini de bu zenginliğin içine davet ediyor.








