Carmen Mola’nın, İspanya’nın 1952’den beri verilen en prestijli edebiyat ödülünü kazanan romanı Canavar, Süleyman Doğru’nun çevirisiyle Mundi Kitap’tan çıktı.

Canavar; eşitsizliği, adaleti, halkı kâr uğruna hiçe sayan politikacıları, yoksulluğu ve idealler uğruna nereye kadar gidilebileceğini sorgulayan bir polisiye.
Yıl 1834. Surlarla çevrili Madrid, tüm şehri kırıp geçiren koleraya ve siyasi çekişmelere teslim olmuş hâlde. Bu esnada surların dışında, yoksulların hayatta kalma mücadelesi verdiği yerde, küçük kızları parçalara ayıran Canavar kol geziyor. 14 yaşındaki Lucía ise eski polis tek gözlü Donoso ve meraklı gazeteci Diego’nun yardımıyla, kaybolan kardeşi Clara’yı canlı hâlde bulmak için şehirde girilmedik delik bırakmıyor. Lucía’nın şehrin karanlık dehlizlerinde bulduğu sırlarsa boyunu aşan ve asla peşini bırakmayacak türden…
“Herkes kendi derdine düşmüş; köpeği ve yanak kısmına sapladığı sivri dişleriyle tuttuğu kafayı sağa sola sallarken çıkardığı oyunbaz hırlamayı kimsenin fark etmemesinde bir tuhaflık yok.”



