Annie Ernaux’nun, Paris yakınlarındaki bir süpermarkete bir yıl boyunca yaptığı ziyaretleri kaydettiği romanı Işıklara Bak Canım, Siren İdemen’in çevirisiyle Can Yayınları’ndan çıktı.

Bu kısa ama yoğun metin, tüketim mekânını yalnızca ekonomik bir alan olarak değil, bir temas noktası olarak ele alarak günümüz toplumunun görünmez hiyerarşilerini açığa çıkarıyor. Ernaux, dikkatini sıradan ve gündelik bir mekâna yönelterek o devasa duvarların arasında var olan dünyayı görünür kılıyor.
Işıklara Bak Canım, tüketim mekânını yalnızca ekonomik bir alan olarak değil, farklı sınıfların, yaşların ve kökenlerin kesiştiği bir toplumsal temas noktası olarak ele alıyor. Böylece alışveriş pratikleri, fiyatlar, indirim reyonları, otomatik kasalar, bağış kampanyaları ve güvenlik düzenekleri üzerinden günümüz toplumunun görünmez hiyerarşilerini açığa çıkarıyor.
“Hangi nesneleri ve yerleri hafızamıza kaydedeceğimizi biz seçeriz ya da daha doğrusu neyin hatırlanmaya değer olduğuna aslında zamanın ruhu karar verir. Yazarlar, sanatçılar, sinemacılar da hafızanın oluşumuna katkıda bulunur.”








