Ahmet Ümit’in, okuru klasik müzik ile arkeolojinin iç içe geçtiği bir şehrin sokaklarında heyecanın hiç eksilmediği cinai bir maratona davet ettiği yeni romanı Roma’nın Beş Günü, Yapı Kredi Yayınları etiketiyle yayımlandı.

İlk kez Kayıp Tanrılar Ülkesi romanıyla okurların karşısına çıkan Yıldız Karasu ve Tobias Becker bu kez felsefi bir suç çetesinin izinde Roma sokaklarını arşınlarken, bir yandan da Afrodisias’ın kadim gizemli tarihiyle karşı karşıya kalıyor.
Roma’nın kuruluş yıldönümü olan 21 Nisan günü, Tiber nehrinde siyah bir kayığın içinde iki erkek cesedi bulunur. Cesetler tamamen tüylerinden arındırılmış, çıplak bedenleri gül kokulu bir pudrayla kaplanmış ve cenin vaziyetinde karşılıklı olarak kayığın zeminine yatırılmıştır. Roma’nın kurucuları Romulus ve Remus’u temsil eden bu iki kurban, ardı ardına işlenecek zincirleme cinayetlerin başlangıcıdır.
Müziğin, ışığın, kültürün başkenti Roma peş peşe işlenen sıra dışı ve teatral cinayetlerle sarsılır. INTERPOL adına özel bir görev için şehirde bulunan Berlin Emniyeti Cinayet Masası’ndan Yıldız Karasu ve yardımcısı Tobias Becker bir anda kendilerini Afrodisias’tan Roma’ya uzanan bir suç öyküsünün tam ortasında buluverir.








