Jhumpa Lahiri’nin, karakterlerini Roma’nın tarih kokan caddelerinde dolaştırdığı kitabı Roma Hikâyeleri, Eren Yücesan Cendey’in çevirisiyle Domingo Yayınevi’nden çıktı.

Edebiyat yolculuğuna İtalyanca yazarak devam eden Lahiri, birbirinden etkileyici dokuz öyküsünde bir türlü ait hissedemeyen, yolunu bulamayan, yarım kalmış hikâyelerinin ağırlığını taşıyan karakterlerini, sayısız vedaya şahit olmuş sokaklarından geçiriyor ve en beteri, şehrin dışına sürüp özleme boğuyor.
Aynı köprüde buluşup belki son kez vedalaşan iki eski dost, aydınlık bir evde yaşayacaklarına sevinemeden ölüm tehditleriyle karşılaşan bir aile, iki mahalleyi birbirine bağlayıp kim bilir nelere sahne olmuş merdivenler ve Dante Alighieri’den aşk mektupları alan bir genç kız…
Geçmişle geleceğin arafındaki Roma, öykülerin arka planındaki şehir olmanın çok daha ötesinde; hikâyelerin kahramanı, doruk noktası, can damarı, geçmişi, bugünü ve yarını.
“Bir insandan çok bir mekânla evliymiş gibi hissetmek tuhaf geliyor. Dünyanın öteki yakasında değil, burada ölmeyi umut ediyorum.”








