Türk sanatının iz bırakan en özgün kişilerinden, çok yönlü sanatçı Semiha Berksoy’un farklı üretimleri, “Tüm Renklerin Aryası” başlığı ile 22 Ocak– 6 Eylül tarihleri arasında İstanbul Modern’de sanatseverlerle buluşuyor.
Semiha Berksoy, hem opera sanatçısı hem de ressam kimliğiyle genç Cumhuriyet’in yetiştirdiği en önemli kadın sanatçılardan. Uluslararası alanda tanınan ilk sanatçılarımızdan olan Berksoy, 94 yıllık uzun ve üretken yaşamı boyunca pek çok alanda iz bırakan önemli işlere imza atmıştır. Mustafa Kemal Atatürk’ün emri ile sahneye konan ilk Türk operasında ve Ankara Devlet Opera ve Balesi’nde önemli birçok yapıtın ilk sahnelenişlerinde de rol almıştır. Avrupa’da sahneye çıkan ilk Türk opera sanatçısı olmuş, yeteneği ve cesaretiyle genç Cumhuriyeti en iyi şekilde temsil ederek birçok ilke de imza atmıştır.
Sanatçının 70 yılı aşan sanat hayatında ürettiği 200’ü aşkın yapıt, tematik bir kurgu içinde ziyaretçiyle buluşuyor. Erken dönem resimleri, portreler ve otoportreler, annesi için çalışmalar, “Mezardan Gelen Mektup” öyküsünden ilhamla hazırlanan bölüm, rol aldığı ve Türkiye’nin ilk sesli filmi olan “İstanbul Sokakları”ndan görüntüler de izleyiciye sunuluyor.

“Tüm Renklerin Aryası” ismi, bu sergi için belki de en doğru ifade. Berksoy, sesiyle notalara hayat verirken renkleri de aynı notalar gibi kullanmış; hayallerini, düşüncelerini ve duygularını dramatik biçimde aktarmıştır. Resmin yanı sıra, sinema ve edebiyat gibi farklı alanlarda da üretim yapmış ve sanatın farklı alanlarında zengin iç dünyasının dışavurumunu kendine özgü bir anlatımla ortaya koymuştur.
Sergiyi gezerken en çok hissedeceğiniz şey, müzik ve resim sanatının Berksoy’un dünyasında nasıl iç içe geçtiği. Bu bağı en yoğun hissedeceğiniz alan ise “Kırmızı Oda”. Sadece kırmızı rengin kullanıldığı bu bölümde, Semiha Berksoy’un sesi eşliğinde resimlerine bakarken, onun iç dünyasına neredeyse doğrudan temas ettiğinizi hissediyorsunuz. Serginin merkezinde ve Semiha Berksoy’un kalbine girmiş oluyorsunuz aslında.
Berksoy, ileri yaşlarında, kendi yaşamı için özel ve önemli objeleri bir araya getirerek, aslında bir odada yaşamını özetlediği ve kendi son başyapıtı sayılabilecek “Bellek Odası”nı oluşturmuştur. Kendisine ait giysileri, tabloları ve hayatındaki önemli objelerin yer aldığı “Bellek Odası”ndan fotoğraflar, kişisel eşyaları ve kendi tasarladığı bazı kostümler de sergide yer alıyor. Bu detaylar, Berksoy’u yalnızca bir sanatçı olarak değil, bir yaşam biçimi olarak anlamamıza olanak sağlıyor. Bu “Bellek Odası”, hayatının ilerleyen dönemlerinde sanatçının otobiyografisini kendine özgü bir biçimde düzenleme olarak da görülebilir.

Eğer hâlâ Semiha Berksoy ile tanışmadıysanız bu sergi, şu ana kadar yapılmış en kapsamlı sergisi olması nedeniyle, onun hayatına açılan önemli bir kapı. Sergiden ayrılırken yalnızca büyük bir sanatçıyı değil; tutkuyla, özgürlükle ve üretme cesaretiyle şekillenmiş bir yaşamı, bilgili ve özgür aydın bir Türk kadınını da tanımış oluyorsunuz.
Sergi, İstanbul Modern’de, 6 Eylül tarihine kadar devam ediyor ancak hâlâ mevsim bahara dönmek için direnirken içinizde bahar çiçeklerinin açması, yüzünüzde güneş görmenin tebessümünü yaşamak için bu sergiyi mutlaka görün.
İstanbul Modern pazartesi günleri kapalı, cuma günleri 10:00- 20:00 diğer günler ise 10:00- 18:00 arasında ücretli olarak ziyarete açıktır. Perşembe günleri saat 10.00-14.00 arası Türkiye’de ikamet eden ziyaretçilere ücretsizdir. Salı günleri saat 10.00-14.00 arası, 18-25 yaş aralığındaki Türkiye’de ikamet eden gençlere ücretsizdir.








