Pera Müzesi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne özel hazırladığı “Kuralların Dışında” film programıyla, sinemada yerleşik anlatı ve temsil biçimlerini sorgulayan kadın yönetmenlerin filmlerini bir araya getiriyor.
6–15 Mart arasında düzenlenecek fiziksel ve çevrimiçi gösterimlerden oluşan beş filmlik program, kadınların arzuları, bedenleri ve özgürlük arayışları etrafında şekillenen feminist itirazları farklı dönemler ve estetik diller üzerinden görünür kılıyor.
Věra Chytilová, Ula Stöckl ve Ceylan Özgün Özçelik’in filmlerinden oluşan “Kuralların Dışında” programının fiziksel gösterimleri 6–15 Mart tarihleri arasında, Pera Müzesi Oditoryumu’nda gerçekleşecek; çevrimiçi seçki ise 6–13 Mart tarihleri arasında Pera Müzesi’nin web sitesi üzerinden izlenebilir.
Papatyalar
Çek Yeni Dalgası’nın radikal öncü yönetmenlerinden Věra Chytilová’nın yönettiği “Papatyalar”, iki genç kadının, içinde yaşadıkları dünyanın “çürümüşlüğünü” aynalamaya karar vererek tüm sosyal normları ve ahlâk kurallarını alaya aldığı provokatif bir başkaldırı anlatısı sunuyor. 6 Mart Cuma saat 19.00’da ve 14 Mart Cumartesi saat 15.00’te gösterilecek film; kadınlık, düzen ve ahlâk beklentilerini baştan sona sorgulayan, sinema tarihinde hâlâ ilham veren bir klasik olarak öne çıkıyor.
Dokuz Canlı Kedi
Almanya’nın ilk feminist filmi olarak kabul edilen “Dokuz Canlı Kedi”, yönetmen Ula Stöckl’ün imzasını taşıyor. 1967 yazında Münih’te geçen film, Anne ve Katharina’nın şehirde dolaşırken aşk, ilişkiler, para ve özgürlük üzerine yaptıkları sohbetler aracılığıyla, kadınların özgürleşme ihtimalini ve bu özgürlüğün karşılaştığı görünmez sınırları tartışmaya açarken, erkek egemen toplumsal yapıyı incelikli bir gözle masaya yatırıyor. Film 7 Mart Cumartesi saat 15.00’te ve 15 Mart Pazar saat 15.00’te gösterilecek.
Çevrimiçi seçkide Ceylan Özgün Özçelik imzalı üç film var
Programın çevrimiçi ayağı, 1960’larda sinemada ortaya çıkan feminist kırılma ile günümüz arasında güçlü bir bağ kuruyor. Ceylan Özgün Özçelik’in imzasını taşıyan “Ankebût”, “Cadı Üçlemesi 13+” ve “Cadı Üçlemesi 15+”, kadınların şiddet, korku, bastırılmışlık ve direniş deneyimlerini daha içsel, daha yoğun ve tekinsiz bir düzlemde ele alıyor. Deneysel anlatım biçimleriyle öne çıkan bu filmler, feminist itirazın günümüzde aldığı yeni formları görünür kılıyor.








