BELLEK ÜZERİNE EDEBÎ BİR ARŞİV: “KAYDA GEÇEN KAYIPLAR”

Judith Schalansky’nin, bellek ve unutuşun birbirine zıt olduğu kadar, iç içe geçtiğini özgün bir şekilde gösterdiği kitabı Kayda Geçen Kayıplar, Ayça Sabuncuoğlu’nun çevirisiyle Can Yayınları’ndan çıktı.

2018 Wilhelm Raabe Edebiyat Ödülü sahibi yazar, anlatı türündeki bu kitabında; kaybolmuş coğrafyaları, türleri ve kültürel mirasları metinsel bir envanter içinde yeniden inşa ediyor. Yok oluşun hüzünlü şiiriyle bellek arasındaki ince çizgide yürüyen eser, tarih yazımı ile edebiyat arasındaki sınırları bilinçli biçimde belirsizleştiriyor.

Kaybolan şeylerin kaydı insanlığın hafızasıdır.

  • Pasifik’te okyanusa batan bir ada Tuanaki.
  • Nesli tükenen Hazar kaplanı.
  • Tek boynuzlu atların gerçekten yaşadığını öne süren bir fizikçi.
  • 17. yüzyılda Roma’da inşa edilen malikâne, Villa Sacchetti.
  • Artık kayıp film olarak kabul edilen Mavili Çocuk.
  • Sappho’nun kayıp aşk şarkıları.
  • Tamamen yanan ve duvar parçaları yeni köy evlerinin yapımında kullanılan Von Behr Sarayı.
  • Kayıp kutsal kitaplardan: Mani’nin Yedi Kitabı.
  • Caspar David Friedrich’in bir yangında yok olan tablosu Griefswald Limanı.
  • İsviçreli bir memurun binden fazla levha dikerek bir tür ansiklopediye çevirdiği kestane korusu Ormandaki Ansiklopedi.
  • Demokratik Alman Cumhuriyeti’nin Berlin’de inşa ettiği, 2000’lerin başında yıkılan Cumhuriyet Sarayı.
  • Papaz Adolf Kinau’nun selenografileri.

Kaybolan şeylerden geriye kalanlara odaklanarak bir edebiyatçının her şeyi hikâyeleştirme coşkusuyla kaleme aldığı, 12 bölümden oluşan kitapta Schalansky, akademik çalışma sayılabilecek titizlikteki araştırmalarını edebî bir dil ve perspektifle sunuyor.

Cevap Ver

Yorumunuzu giriniz
Adınızı giriniz