Maria Turtschaninof’un, 17. yüzyıldan günümüze uzanan dört yüz yıllık bir süreçte, Finlandiya’nın hayali bir köyünde, aynı çiftlik etrafında şekillenen bir ailenin hikâyesini anlattığı romanı “Miras Toprak”, Yonca Mete Soy’un çevirisiyle Timaş Yayınları’ndan çıktı.
Roman, doğayla kurulan kadim bir bağ üzerinden, kuşaklar boyunca değişen yaşam biçimlerini, inançları, savaşları, tarımı, kentleşmeyi ve toplumsal dönüşümü izliyor. Her bölüm, dönemin ruhunu yansıtan diliyle ilerlerken, bireysel hayatlar ile büyük tarih iç içe geçiyor. Günümüzde annesinden kalan evi devralan bir kadının hikâyesiyle başlayan roman, geçmişle bugünü ustalıkla buluşturuyor.
“Miras Toprak”; toprağın insan hafızasındaki yerini, kuşaklar boyunca aktarılan alışkanlıkları, seçimleri ve sorumlulukları ele alırken, doğayla kurulan ilişkiyi sade ama güçlü bir anlatıyla sunuyor.
“Annesinin ölümünün ardından Nevabacka’ya dönen bir kadın için bu yolculuk, yalnızca bir evi değil, dört yüz yıla yayılan bir aile mirasını devralmak anlamına gelir. Duvarlara sinmiş düzen, bekleyen talimatlar ve köylülerin bakışlarında hâlâ yaşayan bir soyadı, onu toprağın hafızasıyla yüz yüze getirir. Orman, bataklık ve çiftlik dört yüz yıllık bir ailenin kültürel mirasını saklamaktadır. Büyülü gerçekçiliğin incelikli diliyle örülen hikâyede doğaüstü olan, gündelik hayatın ayrılmaz bir parçasına dönüşür; her neslin bıraktığı iz bir sonrakinin yolunu belirler. Toprak hem koruyan hem talep eden bir tanık gibidir.”








